Şöyle bir Samsun sokaklarına, Saathane’ye ya da Çiftlik Caddesi’ne indiğinde, insanların öyle büyük siyasi sloganlardan ziyade "nasıl geçineceğiz?" derdinde olduğunu görüyorsun. Siyasetin üst perdeden konuştuğu o süslü cümleler, vatandaşın gerçek gündemine pek çarpmıyor.
Neler Oluyor Bizim Şehirde?
Şu aralar en çok konuşulan şeylerden biri, rahmetli Mustafa Demir’in isminin kütüphaneye verilmesi. Vefa güzel şey, Samsunlu kadirşinasdır ama bir yandan da "Hizmet mi önemli, isim yaşatmak mı?" tartışması dönüp duruyor. Kimisi "Emeği geçti" diyor, kimisi "Yapılan projelerin hataları ne olacak?" diye soruyor. Siyaset tam da bu kutupların arasında sıkışmış durumda.
Belediyecilik Sadece Beton mu?
Samsun, Karadeniz’in ağabeyi diyoruz, lojistik merkezi diyoruz ama gencimiz hâlâ "İş bulabilir miyim?" diye düşünerek uyanıyor. Belediyeler sosyal projelere, çölyak hastalarına, gençlere el uzatmaya çalışıyor, evet; ama vatandaşın beklentisi artık çok daha yukarıda. İnsanlar sadece yol, park değil; cebine dokunacak, hayatını kolaylaştıracak "gerçek" çözümler bekliyor.
Sokağın Nabzı Başka Atıyor
Siyasi partiler şu an biraz "hazırlık" evresinde gibi. Muhalefet esnafın yanında, iktidar ise "Yatırımlarımız devam ediyor" modunda. Ama asıl hikâye mahalle aralarında yazılıyor. Emekli maaşını nasıl yetiştireceğini, esnaf ise kirasını nasıl ödeyeceğini anlatıyor siyasetçiye.
Özetle; Samsun’da siyaset bugünlerde o eski heyecanlı miting havasında değil, daha çok sessiz bir bekleyişte. İnsanlar artık lafa değil, samimiyete ve sofrasına ne girdiğine bakıyor. Kim daha sahici olursa, kim o "merkezdeki" makul sesi yakalarsa, yarın onun sesi daha çok duyulacak gibi.



























Yorum Yazın