Tansu Çiller’in bir kayak merkezinde, canlı ve fit duruşuyla yeniden kamuoyunun karşısına çıkması, yalnızca bir görüntüden ibaret değildir. Bu tablo, Türkiye siyasetini yakından takip eden herkesin zihninde aynı soruyu yeniden canlandırmıştır: Tansu Çiller siyasete geri döner mi? Bu soru, nostaljik bir beklentiden öte, merkez sağın bugün yaşadığı liderlik boşluğunun doğal bir yansımasıdır.
Profesör Doktor Tansu Çiller, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk kadın başbakanı olarak yalnızca bir döneme değil, bir siyaset anlayışına da damga vurmuştur. Ekonomiden dış politikaya, kriz yönetiminden devlet ciddiyetine kadar pek çok alanda sorumluluk almış, bedel ödemiş ve tecrübe kazanmış bir isimdir. Bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik tabloya bakıldığında, tecrübenin, devlet hafızasının ve güçlü liderliğin ne kadar hayati olduğu daha net görülmektedir.
Merkez sağ, tarihsel olarak bu ülkenin omurgası olmuştur. Ancak son yıllarda bu damarın dağınık, sahipsiz ve liderlikten yoksun kaldığı açıktır. İşte tam da bu noktada, Tansu Çiller ismi yeniden ve güçlü bir şekilde gündeme gelmektedir. Çünkü merkez sağ siyaset, Tansu Çiller’siz eksik, yönsüz ve etkisizdir. Bu bir temenni değil, siyasi bir gerçektir.
Tansu Çiller’in duruşu, yalnızca fiziksel bir dinamizmi değil; kararlılığı, özgüveni ve lider karakterini de yansıtmaktadır. Kamuoyunda giderek artan bir beklenti vardır: Türkiye, onun yeniden siyasete dönmesini ve merkez sağın başına geçmesini beklemektedir. Bu beklenti, söylentilerden ibaret değildir; toplumun geniş kesimlerinde dillendirilen ortak bir kanaattir. Pek yakında bu konuda bir açıklama yapacağına dair inanç da her geçen gün güçlenmektedir.
Türkiye zor bir dönemden geçmektedir. Böyle dönemlerde bu ülkeyi kurtaracak olanlar, siyasi tecrübesi olmayan deneme isimler değil; devleti tanıyan, krizi yönetmiş, uluslararası alanda Türkiye’yi temsil etmiş liderlerdir. Bugün bakıldığında, merkez sağda bu vasıfları bir arada taşıyan, başbakanlık yapmış, ülkeyi yönetmiş ve liderlik vasfı tartışmasız olan tek isim Tansu Çiller’dir. Bu nedenle o, yalnızca bir siyasi figür değil; merkez sağ için bir baş tacıdır.
Tansu Çiller’in yeniden liderlik üstlenmesi, sadece bir partinin değil, Türkiye’nin geleceği açısından da önemli bir dönüm noktası olabilir. Tecrübe, cesaret ve devlet aklı bir araya geldiğinde, bu ülkenin yeniden ayağa kalkmaması için hiçbir sebep yoktur.
Saygılarımla.





























Yorum Yazın